10 Ağustos 2007 Cuma

IFS'e göre ERP Seçimi

Şirketlerin iş süreçlerini elektronik ortama taşımanın ötesinde verimliliğine sağladığı katkıyla öne çıkan ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması), global rekabette kurumların adeta sağ kolu gibi. Geçmişte daha çok, büyük ölçekli firmalar tarafından tercih edilen kurumsal anlamdaki birçok çözüm, günümüz global ekonomi konjonktüründe küçük ve orta ölçekli firmaların da çekim merkezi haline geldi. Global rekabette boy gösterme azimleri ve tedarikçisi oldukları büyük firmalarla ilişkilerinin getirdiği şartlar, bu trendde başı çeken iki ana faktör.

Peki, her ölçekteki firmanın iş hedefine en hızlı ve sağlıklı bir şekilde ulaşabilmesi için ERP seçiminde dikkat etmesi gereken altın kurallar neler? Lisans, Uygulama ve Geliştirme, Garanti, Bakım, Kurulum ve Devreye Alma, Bedel, Donanım... İşte ERP’ye geçiş sürecinde şirketlerin kafasında dolaşan “acaba”lardan bazıları:

  • Acaba verilen lisans bedeli içerisinde temel ERP modülleri (satış, satınalma, muhasebe, üretim) dışında ileride ihtiyaç duyulabilecek modüllerde fiyata dahil mi? Ki bu modüllere örnek olarak; Sonlu kapasite çizelgeleme (CBS), Mühendislik Yönetimi (Engineering PDM), AutoCAD entegrasyonu, Proje Yönetimi, Business Analytics (Excell üzerinde iş zekası uygulamaları), Portaller (Bayii, Tedarikçi, Personel, Müşteri), Depo Yönetimi (Warehouse Management), İnsan Kaynakları (Operasyonel (Bordro), Stratejik İK (İşe alım, eğitim yönetimi, performans değerlendirme, yetkinlik yönetimi)), Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM), Kalite Yönetimi (TS16949’ı
    destekleyecek bileşenler dahil), Döküman Yönetimi, Bakım Yönetimi (OEE dahil), Business Modeller (İş Akışları Modelleyicisi) gibi fonksiyonaliteler gösterilebilir.
  • Uygulama açık kaynak kodlu mu eğer öyle ise için yıllık bir bakım ücreti ödemek gerekiyor mu?
  • Uygulama geliştirme araçları lisans bedeline dahil mi?
  • Ek lisans bedeli sözleşmede belirtiliyor mu?
  • Öngörülen danışmanlık bedeli anahtar teslim fiyat mıdır ya da tahmini bir süre midir? Proje bu sürenin altında ya da üzerinde tamamlandığı taktirde verilen hizmet kadar mı fatura kesilecektir?
  • Bakım anlaşması yapılması zorunlu mudur ve bakım anlaşması sözleşme tarihinde mi yoksa canlı kullanıma geçtiğimizde mi devreye girer?
  • Proje süresince müşterinin muhatabı kimdir?(Lisans satıcısı firma, Implementasyonu yapan firma, Freelancer danışmanlar?)
  • Projede yer alacak danışmanlar Implenmentasyon çözüm ortağının kadrolu elemanı mıdır? Yoksa freelancer danışmanlar mıdır?
  • Öngörülen sistemin ihtiyaç duyduğu donanım ihtiyacı Database Server, Application Server, Web server bileşenleri için nedir?

Bu “acaba”ların listesi epey bir uzayıp gidiyor... Çok aşamalı ve şirket yöneticileri için düşünmesi bile külfetli gelen ERP’ye ilişkin tüm bu detayların bir yanıtı, açıklaması ya da çözümü nasıl bulunmalı? İşte IFS’yi pazarda rakipsiz kılan da işletmelere bu detaylarda boğulmadan, yorulmadan ve en anlaşılır şekilde sunduğu uygulama çözümlerinde.

“Adım adım” ERP’ye...
Günümüz şirketlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ERP’den beklenen ve hayati öneme sahip olan üç ana bileşeni; implementasyon sürecinin hızlı olması, ihtiyaca yönelik modüllerin farklı dönemlerde temin edilebilmesi ve tüm bunları sağlamak için ‘’adım adım’’ çözüm sunabilmesi başlıkları altında toplayabiliriz. Yatırımlarının geri dönüşünü en kısa sürede almak isteyen, dünya kalitesinde çözümler sunarak, rekabette öne geçmek isteyen; yani “en iyi” ve “en iyi” olma hedefinde olan tüm kurumların, ERP çözümlerinde IFS’yi tercih etmesi sadece bir yazılımın alınması anlamına gelmiyor. Beraberinde danışmanlık almaları ve dünya çapında know-how transferi etmeleri anlamına da geliyor. Bu tercihten de anlaşıldığı üzere kurumlar, artık geleceğe çok daha farklı bir pencereden bakıyor.

Kurumların geleceğine IFS penceresinden farklı bir bakış...
Günümüzde her sektörü, her işi bilen kişi dönemi bitti, sektörel uzmanlıklar önem kazandı. Özellikle global sektörel tecrübenin en büyük avantajlarından bir tanesi Türk firmalarının uluslararası rakipleriyle yarışmalarında ciddi bir rekabet avantajını bu firmalara proje süresince sunmak. Örneğin şöyle düşünün; bir Türk elektronik firması yurtdışındaki bir rakibiyle aynı sahada maça çıkıyor. Bu nedenle de Türk firmasının amacı, global rakibiyle aynı teknikle oynamak, benzer röveşatalar yapmak, aynı şartlara sahip olarak maçı sonuna kadar en iyi sonuçla tamamlamak olmalı. Biz de IFS olarak, çok çeşitli sektörlerde sahip olduğumuz bilgi birikimini, yurt dışındaki firmanın yıllar içerisinde elde ettiği iş süreçleri ve bunlara ilişkin detayları ERP projesiyle Türk firmasına aktarıyor; tam da bu noktada firmaların imdadına yetişiyoruz.

Firmanın ihtiyacına uygun olarak geliştirilebilir çözümlerimizin yanı sıra belirli sektörlerde uzmanlaşmış kadrolar oluşturuyoruz. Örneğin, otomotiv ve elektronik gibi seri imalat konusunda çalışan danışmanlık grubu ile kuyumculuk, mobilya gibi siparişe özel konfigürasyon konusunda, inşaat ve gemi inşa gibi proje tipi endüstrilere hizmet veren danışmanlık grupları ayrı. Dolayısıyla danışmanlarımız projeye ilk gittiği andan itibaren neyle karşılaşacağını çok iyi biliyor ve konuya hakim olabiliyor. Bu sektöre has özellikleri daha ilk günden müşterilerine aktarmaya başlıyor. Ayrıca projelerin en başından sonuna kadar tek sorumlu IFS Türkiye olduğundan dolayı projeler daha verimli olup, daha çabuk sunuçlar alınabiliyor. Proje öncesi, sırası ve sonrasında, IFS danışmanları ve şirketin ERP projesi sorumluları bir bütünün en önemli parçası haline geliyor ve müthiş bir ekip yaratılabiliyor. Bu süre zarfında müşteri ekibindeki sorumlulara verilen geliştirme ortamı eğitimleri sayesinde implementasyon süreci sırasında ya da tamamlandıktan sonra, IFS’in esnek ve endüstri standartı geliştirme ortamı sayesinde, müşteriler kendi başına rapor oluşturmak veya yeni fonksiyonaliteler geliştirebilmek gibi ayrıcalıklara sahip olabiliyor ve böylece danışmanlık maliyetleri çok daha düşük tutulabiliyor.

Son olarak, ERP projelerinin değişim projeleri olduğunu, şirketin bu değişime inançlı ve gönüllü olmasının geminin karaya çıkma sürecini değiştireceğini hiçbir zaman unutmamak gerekiyor! Tıpkı, kendi sahasında en iyi olanlar ve en iyi olmayı hedefleyenler kadar inançlı olmayı...

Yazının kaynağı.

Hiç yorum yok: